Pit Stop
3 dakikada okuyabilirsiniz 08 Eylül 2019'de eklendi

CAROLOJİ ÖZEL : ENZO’NUN ŞAHESERİ FERRARİ F40

CAROLOJİ ÖZEL : ENZO’NUN ŞAHESERİ FERRARİ F40

32 yıllık hazine, bir ikon, Ferrari’nin bu zamana kadar ürettiği en değerli otomobil, analog süper-otomobillerin atası, bir çok otomobil gazetecisine göre gelmiş geçmiş en değerli otomobil… Onun için insan yapımı malzemeler üstünde kullanılan en değerli sıfatları kullanabiliriz. Caroloji’nin bu ayki özel yazısı ayın ilk haftasında sizlerle buluşuyor. Sabah kalkıp yaptığım güzel bir kahvaltı ve ardından yanıma aldığım harika bir kahve ile size bu güzelliği anlatmaya hazırım. Hadi başlayalım!

Bölüm 1 : Evoluzione

1984 yılının başlarında Ferrari, Maranello‘da bulunan fabrikasında 288 GTO’nun, ”Evoluzione” adı verdikleri ve başında Enzo Ferrari’nin bulunduğu bir program dahilinde otomobilin daha hızlı ve daha hafif versiyonu üzerinde çalışmalar yapıyordu. Amaçları ise bu otomobil ile birlikte FIA’nın Group B yarışlarına katılmak ve Porsche’nin bu klasman için ürettiği canavar olan 959‘u geçmekti. Group B o yıllarda bünyesinde bir çok pilotun asfalt yolda bile zorlukla kullanabileceği, akıllara durgunluk veren hızlara toprak zeminde çıkan ve olağanüstü güçlere sahip otomobiller barındırıyordu. Size tahayyül edebilmeniz için şu örneği vermeme izin verin. O yıllarda Group B’de yarışan Peugeot 205 kağıt üstünde 347 beygire -ki biz bunun en az 400 olduğunu düşünüyoruz- ve 910 kilo kuru ağırlığa sahipti! Bu astronomik güçler bir çok ölümlü kazayı da beraberinde getirdi ve ne yazık ki FIA Group B yarışlarını masadan kaldırdı.

Yaşanan bu olayla birlikte bir çok markanın Group B için geliştirdiği otomobillerin programları da son bulmuş oldu. Bundan etkilenen markalardan bir tanesi de şüphesiz Ferrari. Enzo, 288 GTO üzerinde yapılan 2 yıllık ar-ge çalışmasının boşa gitmesini istemiyordu. Enzo’nun rüyası Ferrari’nin profesyonel yarışlar için yaptığı çalışmaları ve edindiği tecrübeleri kullanarak efsanevi bir yol otomobili yapmaktı.

Kollar sıvandı ve 1986 yılında 288 GTO Evoluzione programından elde edilen kaynak ile yeni bir yol otomobiline yatırım yapıldı. Enzo Ferrari kariyerinin son demlerindeydi ve bu proje onun ustalık eseri olmalıydı.

Bölüm 2 : Pininfarina

F40 gücünü 288 GTO’da da kullanılan 2.9 litrelik twin-turbo bir V8 motordan alıyor. Turbo otomobil yapmasına henüz yeni yeni alıştığımız Ferrari, turboların mühendisliği konusunda günümüzde olduğu gibi 1980’li yıllarda da yine IHI‘yi seçmiş. IHI’nin yaptığı inanılmaz turbolar ve 7800 devir çeviren inanılmaz V8 motor ile güç tam 478 beygir! 0-100 hızlanmasının 4.1 saniye ve maksimum hızın 320 kmh’yi aştığı bu rakamların 1987 yıllında elde edildiğini tekrar hatırlatmama gerek yok sanırım. 1990 yılına kadar üretilen F40’ların hepsi fabrikadan katalitik konvertör olmadan tamamiyle düz boru egzoz sitemine sahip araçlar olarak çıkmış. 1990 dedim çünkü Amerika Birleşik Devletleri kendi ülkesinde tarihte ilk defa 1990 yılında egzoz emisyon sınırlaması getirmiş ve Ferrari’de bu yıldan sonra ürettiği F40’ların kükremesini biraz(!) uysallaştırmış. Süspansiyon sistemi ise 288 GTO’ya benzer bir double wishbone sistemiyle kurulmuş.

288 GTO’dan alınan motorun ve süspansiyonun konumlandırılmasını, kutu gibi olan ama bir o kadar düşük sürtünme katsayısına sahip tasarımı (0.34) iki Pininfarina tasarımcısı olan Leonardo Fioravanti ve Pietro Camardella’ya ait. Gövde ise karbon kevlar, karbon fiber ve alüminyum alaşım malzemelerden üretilerek 1369 kg olan kuru ağırlıkla birlikte hafiflik ve sağlamlık bir arada sağlanmış. F40’ta kullanılan Sabelt üretimi yarış koltukları da otomobilin amacını bize net bir şekilde anlatıyor zaten. Bu otomobille ilgili bir ilginç detay’da üretilen ilk 50 F40’ın ”Lexan” yarış camlarıyla birlikte üretilmesi. Koleksiyonerler için bu cama sahip versiyonları standart modele göre bilmem kaç bin dolar daha yüksek fiyatlara açık arttırma ile satılırken ben bu camların Group B’de hafiflik sağlaması amacıyla ilk başta 288 GTO Evo için üretildiğini ve proje iptal olunca elde kalmış camların F40’ta denendiği kanaatindeyim.

Bölüm 3 : LM

Eğer hâlâ benimle birlikteyseniz benim gibi sıkı bir Ferrari ve F40 hayranı olduğunuzu söylemeliyim. Geldiğimiz noktada ana yemeği bitirdik ve size F40’tan yapılmış muhteşem tatlının tarifini vermek üzereyim.

Bildiğiniz üzere bir çok spor otomobil üretildikten bir kaç yıl sonra, daha hafif ve daha hızlı versiyonuyla beraber karşımıza çıkıyor. F40 da 1989 yılında karşımıza tam da bu tabire uygun bir seriyle gelmiş: F40 LM. İngiliz bir otomobil gazetecisi LM ile ilgili bir yazısında ”Every gearhead in a 10-mile radius will inexplicably come to attention.” diyor. Bunun anlamı 16 kilometrelik yarıçap içinde eğer bir F40 LM varsa orda bulunan bütün otomobil manyakları onun kokusunu alır. Herkesin bu otomobilden ne kadar da tutkulu bir şekilde bahsettiğine de bir bakın!

LM seksenli yılların sonunda şahlanan at logosu taşıyan en hızlı, en güçlü ve en pahalı otomobildi. Saf ve dizginlenmemiş performans, tamamiyle basit go-kart vari bir formülün sonucuydu. Hali hazırda zaten efsaneleşmiş bir otomobilin üzerine daha ne koyabilirler diye düşünenler için bir cevaptı. 700 beygir güce sahip saf bir sürüş otomobili hayal edin. ABS yok. Alfabenin üç ve ya dört harfinin yan yana koyulması ile adlandırılan elektronik sistemler sizinle onun arasına girmiyor çünkü yoklar. Sizi sürüşü ile bulutların üstüne taşırken, tek bir hatanızda saatler sonrasında mensup olduğunuz dine göre cenaze töreninizi gerçekleştirme potansiyeline sahip. O analog çağın efsanesi ve markanın kurcusu Enzo Ferrarinin onayından geçen son otomobil. O Ferrari F40.

Mühendislerime dünyanın en iyi spor otomobilini üretmelerini söyledim, ve şimdi onun yanında duruyorum”  Enzo Ferrari.

Başlıklar: , , ,

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

SİZİN İÇİN ÖNERİLİYOR

18 Ağustos 2019, 10:07

Renault'un bayrak taşıyıcı modeli olarak kabul edilen Clio'nun son nesli geçtiğimiz ay Portekiz'in Lisbon şehrinde yapılan bir lansmanla basına tanıtıldı. Ülkemiz pazarı için de çok önemli bir otomobil olan Clio bu sefer tam 6 farklı motor seçeneği ile birlikte geliyor. Şimdi gelin sizlerle birlikte yeni Clio'da neler değişmiş kısaca bir göz atalım.

Lisbon’da bir güzel ”Yeni CLIO 5”

Daha Geniş Daha Hafif Yeni Clio bizi ilk başta Megane modellerinden de aşina olduğumuz far grubu ile karşılıyor. Farlardaki ”C” formu ve onları çepeçevre saran ledler otomobilin önüne ayrı bir hacim kazandırmış diyebilirim. Led far grubunun otomobilde bütün paketlerde standart olarak sunulduğunu da söylemeden geçmeyelim. Tasarım olarak bir önceki Clio...

Devamını Görüntüle