Pit Stop
3 dakikada okuyabilirsiniz 24 Eylül 2019'de eklendi

Rehber Tadında : 2014 VOLVO S60

Günden güne artan otomobil fiyatları ve bitmek tükenmek bilmeyen yeni zamlar ile birlikte her geçen gün sıfır otomobil almaktan ziyade fiyat performans oranı yüksek 2. el otomobillere yöneliyoruz ne yazık ki. C Kompakt segment otomobillerin bile fabrika satış fiyatlarının 150 bin Türk Lirasını geçtiği günümüzde bu fiyatlara temiz olarak bulabileceğiniz Volvo S60'ı Caroloji ekibi olarak sizler için inceledik.

Rehber Tadında : 2014 VOLVO S60

S60 ilk görüşte sizi ipeksi hatlarıyla karşılıyor. Yıllardır alışılagelmiş ‘kutu’ tasarımı otomobile yine bir bütün olarak baktığınız zaman mevcut ama bunun beni rahatsız ettiğini söyleyemem. 2014 yılında bir makyaj operasyonu geçiren otomobilde çok da radikal bir değişiklik olmamış. Arkasının tasarımı hemen hemen aynı ama ön far grubunun bütünlüğü eskisine oranla daha şık şahsi kanaatimce.

İç mekanda sizi ilk başta muhteşem koltuklar karşılıyor. Ergonomi o kadar iyi ki otomobili teslim etmeden önce koltukların bir tanesini eve götüresim geldi doğrusu. Yanal destekler, baldır destekleri muhteşem ve sizi oldukça şımartıyor. Koltukların ergonomisi bir yana dursun Volvo’nun yıllardır vazgeçemediği ceylan derisinin kokusu insanı adeta mest ediyor. Bir dipnot olarak, otomobil iskandinav. Bunun anlamı, deriler ülkemiz sıcaklık koşullarında zamanla çatlayabiliyor ve eğer 2. el bir S60 bakıyorsanız bakım sütü kullanılarak bakımı yapılmış koltukları olan bir S60 almanız ve sizinde aynı şekilde bakımını yapmanızı tavsiye ederim yoksa zamanla koltuklar kötü bir görünüme kavuşabilir benden söylemesi.

Bir diğer tavsiye ise baktığınız S60’ta mutlaka adaptive cruise control sistemi olsun derim. Bir kere ayarladığınız zaman adeta otonom sürüş hissiyatı veren ve tam kadran çalışan bir sistem. Şerit takip asistanı ile birlikte önünüzdeki otomobile göre gayet yumuşak gaz ve fren oynamaları yaparak sizi şehir içi sıkışık trafiklerde yormadan saatlerce ağırlayabilir. Şerit takip asistanı da öyle bir asistan ki sanki gerçekten birisi otomobilin direksiyonuna yön veriyor gibi hissediyorsunuz. Özellikle sistem devredeyken şeritten çıkarmak için direksiyona komut verdiğimde bir kuvvetle karşılaştım ki bu otomobille kaza yapmak da ne bileyim diye düşünmedim değil doğrusu.

İç mekanda sizi S60’ın kendine has tasarımı karşılıyor ve bunu hiç bir otomobile benzetemiyorsunuz. Özgün yüzen konsol tasarımı ve asimetrik klima menfezleri ya sev ya da nefret et modeli gibi görünse de gerek tuşların konumlandırılması gerek malzeme kalitesi ile ben aşık olduğumu söyleyebilirim. Bu otomobil hiç bir otomobile benzemiyor ve içerisinde ister uzun yol ister şehir içi olsun ne yoruluyor ne de sıkılıyorsunuz. Dijital hız göstergesi tabi ki günümüz hayalet göstergeleri gibi değil ama 3 farklı temaya sahip. Sport, elegance ve eco modları arasında gezerken tema adeta baştan yazılıyor ve hâlâ gayet modern hissettiriyor. Günümüz otomobillerine göre eksi hissettiren bir yanı da orta konsoldaki ekran. Dokunmatik değil ve kullanımı biraz zor gelse de biraz pratikle işin içinden çıkabiliyorsunuz.

Süspansiyon ve yol tutuş konusunda bu otomobile ayrı bir paragraf açmak lazım. Hatta bunun hakkında ayrı bir yazı yazmam gerek. Ülkemiz yollarını düşünürseniz S60 adeta biçilmiş kaftan. Süspansiyonun sönümlemesi ve çalışma alanı 10 üzerinden 10. Fakat alışılagelmiş yumuşak süspansiyonlu otomobiller gibi yana yatmıyorsunuz. Gaz pedalına ne kadar abanırsanız o kadar iyi hissettiriyor. Otomobilin ağırlığına bağlı olarak (1650 kg) düşük süratlerde o kadar da zevkli bir otomobil değil fakat ne zaman yüksek süratlere çıkarsanız, ne zaman uzun virajlı dağ yollarında bu otomobili zorlarsanız otomobilin limitlerinin ne kadar yüksek olduğunu o zaman daha iyi anlıyorsunuz.

Motor seçeneği bakımından geniş sayılabilecek bir yelpazeye sahipsiniz. 3 adet benzinli turbo besleme motora 2 adet turbo-dizel motor eşlik ediyor. Aralarındaki en performans fakiri D2 donanım. 1.6 turbo-dizel motor otomobilin ağırlığı ile baş edemiyor ve çok hantal kalıyor. Bir diğer dizel seçenek D4. Bu motor gerek yakıtı gerek sorunsuzluğu ve gerek performansı ile ülkemiz için en uygun motor diyebilirim. Test sırasında da kullandığım 190 beygirlik bu canavar sizi adeta uçan bir tankın içinde gibi hissettiriyor. Benzinli motorlar ise T3, T4 ve T5 donanımları ile ülkemize gelmiş. T3 ve T4 motorun arasında kalmış olsam kesinlikle T3’ü seçerdim. 153 beygire 180 beygir gibi rakamları karşılaştırıyor olsak da T3 motor daha yeni nesil ve yakıt konusunda da T4 kadar alkolik değil. Bir başyapıt olan T5 motor, 240 beygiri ile 250 kmh sürate kadar sorunsuz hızlanıyor ve tam da işe hızlı gitmek isteyen babalar için üretilmiş.

Son olarak R-Design dan bahsedelim. Bütün motor tiplerinde bulunan bu paket BMW’de M sport, Audi’de S line gibi düşünebileceğiniz standart versiyonlarda olmayan birkaç donanıma sahip ve çok agresif duruyor. Özellikle kırmızı rengi ile birlikte R-Design’a has tampon, arka difüzör ve krom saten aynaları ile adeta pastanın üstündeki çilek gibi.

Sonuç olarak S60 şuan dünya geneli verilere bakıldığı zaman D segmentindeki en sorunsuz otomobil ve bu konuda açık ara lider. Üretildiğinden bu yana 100 kullanıcıdan sadece 6 tanesi sorun yaşamış ve bu sorunların sadece bir gün gibi kısa bir süre içerisinde çözüldüğünü dile getirmişler. Şuan (2019) 2. el piyasasının 120-190 bin TL olduğunu düşünürsek bu rakamlara bu otomobil sahip olduğu donanım, konfor ve performasa bakarak neden olmasın dedirtir insana.

Başlıklar: ,

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

SİZİN İÇİN ÖNERİLİYOR

12 Ekim 2019, 10:16

İki küçük harfin yan yana gelerek böyle büyük bir anlam ifade etmesi oldukça ilginç, RS. Bu harfler yalnızca alfabede birbirini takip etmekle kalmıyor aynı zamanda Porsche'nin hamurunu yoğurduğu spesifik bir otomobilin arkasında da aynı sırayla yer alıyor. Tahmin ettiğiniz üzere bu otomobil bir 911.

Rol Model : GT3 RS

2018 yılında İstanbul Park’ta düzenlenen V-Weekend’de Almanya’dan İstanbul’a sergilenmek üzere getirilen bir 997 GT3 RS 4.0’ın başında bir saatten fazla vakit geçirdiğimi ancak görevli omzuma dokunup gülümseyerek onda ne bulduğumu sorunca anlamıştım, ama artık çok geçti. Ona aşık olmuştum bile. Üzerinden bir yıldan fazla zaman geçtikten sonra bile ona olan...

Devamını Görüntüle